• https://www.facebook.com/barantursun.v?ref=bookmarks
  • https://twitter.com/BaranTursunVakf

Dur İhtarı Ölümü Hukuk Dışı değildir, ‘İnsanlık dışıdır’

 Mehmet Tursun / Makale

Dur ihtarı ölümü hukuk dışı değildir, ‘İnsanlık dışıdır’

"Dur İhtarı Ölümü” Hukuk Dışı değildir, insanlık dışı olup kabul edilmez uygulamalardır. Bu olaylar, artık münferit olaylar olmaktan çıkmış, kurumsallaşmıştır. Öyle ki, görevi şüpheliyi adalete teslim etmek olan polis, cezayı kendi kesiyor. Birkaç yılda, 27 si karakollarda olmak üzere 101 kişinin ölümünde polis sorumlu tutuldu, yargılanan oldu, ceza alan oldu, ceza alm ayan oldu. 

PVSK’nın içine yerleştirilmiş sinsi tuzakları dayanak yapan polis; nişan alıyor, ateş ediyor, vuruyor ve öldürüyor. İnsan öldürme olayından sonra fail polis:”Ben yetkimi kullandım” diyor.(Bakınız Baran Tursun davası) 

2007 yılında Hükümet ve muhalefetin beraber el kaldırarak yasallaştırdıkları Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda ki (PVSK) değişiklik yürürlüğe girince,  polislerin istediğini durdurup kimlik sormaya, zor kullanmaya ve kuvvetin derecesini kendi belirleme yetkileri yasalaşmış oldu. 

Kaba kuvvet kullanan, terör estiren ve suç işlemeye eğimli olan polise gün doğdu, dayanak PVSK oldu.

Yapılan bu yasal değişiklik, polislerin yetkilerini insan hakları ihlallerine zemin hazırladı. Polislerin fiziksel şiddet kullanımı, hak arama talebinde bulunanlara uyguladığı orantısız güç ve şiddet, PVSK’nın içine sinsice yerleştirilmiş bize göre anlamsız, ama polise göre ‘Cezasızlık’ anlamına gelen ifadelerden kaynaklanmaktadır.

Dolayısıyla failin polis olduğu tüm davalarda; “Ben yetkimi kullandım” şeklinde ki polis ifadelerine rastlamak mümkündür. Bu çoğu zaman mahkemeler tarafından da kabul görmektedir.

"Dur ihtarı" ölümlerinden, Başbakanlık ve İçişleri Bakanlığından önce PVSK’nın yasallaşması için el kaldıran Milletvekillerinin sorumlu olduğunu vebalin bu Milletvekillerin boynunda olduğunu biliyoruz.

Polisin fiziksel şiddet ve silah kullanma sonucu öldürme vakalarının çoğu Devlet organları tarafından hoşgörüyle karşılanmaktadır. Buda işkencenin, gözaltında ölümlerin ve ‘Dur-vur öldür’ şeklinde yargısız infazların önünü açtı. Kurumsal şiddet haline getirilmek suretiyle, ülke genelinde yaygınlaştı ve olağanlaştı, öyle ki bunların çetelesini tutmaktan ve takibini yapmaktan zorluk çeker duruma geldik.