BASIN RESUL İLÇİN'İN ÖLDÜRÜLMESİNİ 'OLAĞANDAN' SAYDI 'Barış Grupları' için yapılan etkinliklere katılmak amacıyla Şırnak'ta bulunan Resul İlçin ve DTP'li Sırtköy Belde Belediye Meclis Üyesi Mehmet İlgin, 21 Ekim gecesi araçlarıyla İdil (Hezex) ilçesinin Sırtköy (Deşta Darê) beldesinden Batman'a dönerken saat 23.30 sıralarında İdil ilçe girişinde polisler tarafından durdurularak 'şüpheli' oldukları gerekçesiyle İdil İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürülmüştür. Emniyete götürüldükten yaklaşık 15 dakika sonra Mehmet İlgin'e Resul İlçin'in içerde düştüğü söylenmiş, ardında da İlçin, kaldırıldığı Cizre Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybetmiştir. Ölüm olayı, bu anlatılanlar dikkate alındığında bir "şüpheli ölüm" vakasıdır.Gözaltında meydana gelen bu şüpheli ölümün ardından Diyarbakır Devlet Hastanesi'nde yapılan otopsi sonrası, Resul İlçin'in avukatı Tahir Elçi, otopsi işleminde İlçin'in vücudunda fizikî şiddete bağlı izlerin tespit edildiğini, kesin olmamakla birlikte ölümün 'künt darbeler sonucu beyin travması' ile gerçekleştiğini söylemektedir. Görgü tanıkları da benzer ifadeler vermektedir.Resul İlçin'in şüpheli ölümüyle ilgili yazılı bir açıklama yapan Şırnak Valisi Ali Yerlikaya "Resul İlçin isimli şahıs araçtan inmiş ve Emniyet giriş noktasında bulunan kulübenin önünde araç sürücüsünün aracı park etmesini beklediği esnada kendiliğinden yere düştüğü görülmüştür" diyerek ölüm nedenini "kendiliğinden düşme" olarak açıklamaktadır. Vali Yerlikaya, bu savını İlçin'in 2007'de Batman Devlet Hastanesinde kalp rahatsızlığı tedavisi gördüğü bilgisiyle güçlendirmeye çalışmaktadır. Vali tarafından yapılan açıklamada İlçin'in düştüğünü görenin kim olduğuna dair bilgi yer almamaktadır. Oysa yapılan otopsi sonucu İlçin'in cesedeninde fizikî şiddete bağlı darp izleri tespit edildiği hem avukatı tarafından hem de cesedi gören görgü tanıkları tarafından ifade edilmektedir.Resul İlçin'in şüpheli ölümünün hemen ardından, Valilik tarafından yapılan açıklamanın içeriği dikkatli okunduğunda, hadisenin araştırılmadan polisin verdiği bilgiyi kesin doğru kabul edildiği görülmekte ve olay şüpheli ölüm olarak değerlendirilmemektedir. Bu da olayın örtbas edileceğine dönük endişelerimizi artırmaktadır. Oysa ki devlet yetkilileri nezaretinde gerçekleşen her türlü olay "şüpheli" olarak görülüp araştırılmak zorundadır. Ancak klasik bürokrat geleneği on yıllardır bunun tam aksi bir teamül oluşturmuştur. Sağlıklı biçimde gözaltında alınıp özgürlüğünden alı konulan ve dakikalar sonra hayatını kaybeden Resul İlçin'nin ölümünün şeffaf biçimde araştırılması gerekirken, kolluk güçlerini aklamaya dönük açıklamalar söz konusu vali Yerlikaya'nın da aynı negatif teamüle bağlı olduğunu göstermektedir.
|