• https://www.facebook.com/barantursun.v?ref=bookmarks
  • https://twitter.com/BaranTursunVakf

Polis şiddetini iki mülkiye başmüfettişi inceledi. Polisler meğer kasten değil, devletle duygusal bağları, yapısal nedenler ve aşırı stres sebebiyle şiddet uyguluyormuş

Pol isin toplumsal olaylardaki sert tavrını mercek alan iki mülkiye başmüfettişi, çevik kuvvet polislerinin ekonomik, toplumsal, psikolojik, yasal ve yapısal nedenlerle yaşadıkları ‘aşırı stres’ nedeniyle ‘aşırı güç’ kullandıkları sonucuna vardılar.
Türk İdare Dergisi için kaleme aldıkları makalede, Mülkiye Başmüfettişi Selahattin Ateş ve Kasım Turgut, polisin aşırı güç kullanma nedenlerini şöyle sıraladılar:

Şiddeti polislik yaratıyormuş

“Polislik mesleğine girdikten sonra çalışma ortamında stres boyutunun arttığı ve şiddete meyilin zamanla ortaya çıktığı değerlendirilmektedir.Çalışma koşullarının saatsel belirsizliği, izinlerin ve dinlenme zamanlarının sürekli kesintiye uğraması, ikinci bir emre kadar hazır bekleme, toplumsal olay öncesi uzun süre olay yerinde bekleme toplumsal olay polisinde stres yaratan sebeplerden bazıları olarak belirlenmiştir.
Spor yapmak ve boş zamanları değerlendirmek için uygun mekânların olmaması, toplumsal olay polisinin aynı mesleği yapan memurlar arasında dezavantajlı konumda görülmesi, personel arasında kayırmacılık ilişkileri, ‘hiçbir vasfı olmayan işe yaramayanların’ bu birime gönderildiği yer olarak algılanması, sürekli tahkikat geçirme endişesi de bazı toplumsal olay polislerinin ifade ettiği stres yaratan diğer sebeplerdir.

‘Düzenin koruyucusuyum’

Devlet ile arasında duygusal bir bağ örerek, polisi hukuksal boyuttan duygusal devlet anlayışına kaydırmaktadır. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde polislerden bazıları kendilerini mevcut devlet düzenini koruyan tek güç olarak görmektedir. bu eğilim de görevlileri her an provokasyona açık hale getirebilmektedir.
Toplumda genel bir şiddet eğilimi varsa kanunen zor kullanma yetkisi verilen poliste de bu gücün kullanımı doğal olarak fazla olmaktadır. Küçükken anne, baba ve diğer yakınlarından dayak yiyen, okullarda sıra dayağı ile büyüyen, televizyonlarda her gün şiddet içerikli sahneler izleyen, adalete güveni olmayan bireylerin yaşadığı toplumda polisin davranışlarının şiddet içerme ihtimalinin yüksek olacağı sosyal psikologlar tarafından ifade edilmektedir.

‘Devletin temilcisiyim’

Özellikle basın açıklamaları konusunda yasal düzenlemenin olmaması, mevcut yasalardaki yetersizlikler ve yasaların uygulanmasındaki farklı yaklaşımlar, aşırı güç kullanımına sebebiyet vermektedir.
Toplumsal olaylarda bazı polislerin ‘Ben devletin temsilcisiyim. Bu kalabalıklar da bana karşı gelmekle devlete karşı geliyor’ anlayışına sahip olduğu ifade edilmektedir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının kullanılmasının devlete karşı gelme olmadığı yönündeki yaklaşımın, polise kazandırılması gerekmektedir.”


0 Yorum - Yorum Yaz