Anasayfa Danışma Meclisi Öğrenci Bursu Foto Galeri Mesaj gönder Hukuksal Destek
BARANSAV DOSYALAR
 
 BARANSAV KURULUŞ SENEDİ
 DANIŞMA MECLİSİ
 BARAN TURSUN DOSYASI
 POLİS DOSYASI
 BARANSAV VİDEO
 BARAN TURSUN - ARŞİV
 ÖĞRENCİ BURSU
 POLİS ŞİDETTİ - FOTO
  HAK İHLALLERİ 2009
  HAK İHLALLERİ 2010
 BARANSAV'A MESAJLAR
 HABER-MAKALE
 ARŞİV
 İLETİŞİM
Site Haritası
Anlamlı sözler
 
 
Sabire Yaman / İstanbul
 
 
Erol Postacı /İstanbul
 
 
Baran Tursun / İzmir
 

Devamı oku...


 
İ.Halil Çoban / Ş.Urfa
 
 
Murat Konuş / İstanbul
 
 
Mehmet Uytum / Cizre
 
 
Şerzan Kurt / Muğla
 
 
Ceylan Önkol / Lice
 
 
Serkan Cedik / Bursa
 
 
Adnan Karakaş / Adana
 
 
Ahmet Sargın / Sakarya
 
 
Yahya Mnekşe / Şırnak
 
 
Özge Keyikçi / Kütahya
 
 
Uğur Kaymaz / K.Tepe
 
 
Aydın Erdem / D.Bakır
 
 
Enes Ata / D.Bakır
 
 
Çağdaş Gemik / Antalya
 
 
G A Z E T E L E R
    

 
BARAN TURSUN DOSYASI
 


 
NİSAN 2010 RAPORU
Türkiye' de halk ihlalleri  Nisan
2010 raporu

Uluslararası Baran Tursun Vakfı, hak ihlalleri izleme komisyonu

(04/143) Mahkûm Olan Polis Memuru…

Adana’da 9 Kasım 2008’de polis memuru M.Y.’nin motosikletini çaldığı iddia edilen A.Y. (16) ve arkadaşlarına “dur” ihtarına uymadıkları gerekçesiyle ateş eden ve sırtından vurduğu A.Y.’nin felç olmasına neden olan polis memuru Suat Bayrakçı (42) hakkında açılan dava 29 Nisan 2010’da sonuçlandı.

Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuksuz yargılanan ve görevine devam eden polis memuru Suat Bayrakçı, olayın kaza sonucu meydana geldiğini öne sürerek “arkadaşımın motosikletini çalanları gördük. Üzerinde üç kişi vardı. “Dur” ihtarımıza karşın durmayıp kaçtılar. Motosikletle hırsızları kovalarken havaya ateş ederek onları durdurmak istedim. O anda motosiklet aniden durur gibi yapınca havadaki elim ön tarafa indi ve bu sırada tabanca ateş aldı” dedi.

Sanık polis memurunun son sözlerinin ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, polis memuru Suat Bayrakçı’yı “olası kastla insan yaralama” suçundan 10 yıl hapis cezasına mahkûm etti  

 (04/144) Devam Eden Linç Girişimi Davası…

Edirne’de 27 Aralık 2009’da basın açıklaması yapan ve imza kampanyası düzenleyen Gençlik Derneği üyelerinin uğradığı linç girişimine ilişkin yapılan suç duyuruları sonucunda beş kişi hakkında açılan davaya 26 Nisan 2010’da Edirne 2. Asliye Mahkemesi’nde devam edildi.

Bir önceki duruşmaya katılmayan beş sanığın kimlik tespitinin yapılmasının ardından davanın bir sonraki duruşması kamera görüntülerinin incelenmesi için 15 Haziran 2010’a ertelendi

 

(04/145) Kolluk Kuvvetlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlaller

Adapazarı’nda 28 Nisan 2010’da tartıştığı biri tarafından bıçakla göğsünden yaralanan E.K.’nin (18) sivil polis ekibi tarafından gözaltına alındıktan sonra ellerinin arkadan kelepçelendiği ve darp edildiği ileri sürüldü.

Çevrede bulunanların tepkisi üzerine takılan kelepçeyi çıkaran sivil polis ekibini olay yerine gelen polis amirine şikayet eden E.K., mağdur olmasına rağmen dövüldüğünü söyledi

 (04/146) Devam Eden Cezaevleri Operasyonu Davası…

19 Aralık 2000’de düzenlenen ve 32 kişinin öldürüldüğü “Hayata Dönüş” Operasyonu’nun Ümraniye Cezaevi’ndeki (İstanbul) müdahaleyle ilgili olarak askerler hakkında açılan davaya 29 Nisan 2010’da Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

Duruşmada söz alan müdahil avukatları, dava sürecinde mahkemenin tarafsız olmadığını belirterek mahkeme heyetinin çekilmesini talep etti. Mahkeme heyeti talebi reddederek bir sanığın adresinin tespit edilebilmesi için duruşmayı 28 Eylül 2010’a erteledi

 (04/147) Mahkûm Olan Kişiler…

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 2008 yılında “Sayın Öcalan” ifadesinin yer aldığı dilekçeyi Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na göndererek kendini ihbar eden Bahri Erdem, Musata Kurt, Süleyman Bakır, Haydo Özalp, Nedim Biçer, Eyüp Sar, Garip Kandemir, Alim Çiftçi Ahmet Güneş’e “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” iddiasıyla 29 Nisan 2010’da görülen karar duruşmasında Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7/2. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası verdi

 (04/148) Mahkûm Olan Eski Milletvekili…

Kapatılan Demokrasi Partisi’nin (DEP) eski milletvekili Hatip Dicle, Diyarbakır’da 13 Haziran–14 Haziran 2009’da düzenlenen Demokratik Toplum Kongresi’nin sonuç bildirgesini okuyarak “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” suçlamasıyla hakkında açılan davanın 29 Nisan 2010’da Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında TMY’nin 7/2. maddesi uyarınca iki yıl hapis cezasına mahkûm edildi.

Hatip Dicle halen Koma Ciwaken Kurdistan-Kürdistan Topluluklar Birliği/Türkiye Meclisi (KCK/TM) soruşturması kapsamında Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor

 (04/149) Mahkûm Olan Çocuk…

Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde 15 Şubat 2009’da düzenlenen protesto gösterisinde kolluk kuvvetlerine taş attığı gerekçesiyle tutuklu yargılanan V.O.’nun (16) karar duruşması 28 Nisan 2010’da Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme heyeti, “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettiği” ve “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla V.O.’ya beş yıl sekiz ay hapis cezası verdi

 

(04/150) Şırnak’ta Geçici Güvenlik Bölgesi…

Genelkurmay Başkanlığı 28 Nisan 2010’da resmî internet sitesinden yaptığı duyuruda, Şırnak’taki 8 bölgeyi “geçici güvenlik bölgesi” ilan ederek bu bölgelere sivillerin girişini 1 Mayıs 2010–15 Mayıs 2010 tarihleri arasında yasakladı

Türkiye İnsan Hakları Vakfı Dokümantasyon Merkezi[1]

29 Nisan 2010 Günlük İnsan Hakları Raporu

(04/136) Güneydoğu’da Operasyonlar, Saldırılar…

Hakkâri’nin Şemdinli İlçesi’nde 28 Nisan 2010’da çıkan çatışmada Selman Özay ve Erkan Ayaz adlı iki asker yaşamını yitirdi, iki asker de yaralandı

 (04/137) Şırnak’ta Patlama…

Şırnak’ta 28 Nisan 2010’da İkizce Tugayı’na askeri personel taşıyan boş sivil minibüsün geçişi sırasında meydana gelen patlama sonucu aracın sürücüsü ağır yaralandı


(04/138) Cezaevinde Ölüm…

Isparta E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ferhat Sevinç’in (22), 17 Nisan 2010’da kendini asarak intihar ettiği 28 Nisan 2010’da öğrenildi. Ferhat Sevinç’in kesin ölüm nedeninin yapılacak otopsiden sonra ortaya çıkacağı bildirildi

 (04/139) Cezaevinde Ölüm…

Edirne’nin Uzunköprü İlçesi’ndeki K–1 Tipi Kapalı Cezaevi’nde göçmen kaçakçılığı suçundan hükümlü bulunan C.S.’nin akciğer kanseri rahatsızlığına bağlı olarak 27 Nisan 2010’da öldüğü öğrenildi

 (04/140) Mahkûm Olan Çocuklar…

Mersin’de 19 Şubat 2009’da düzenlenen protesto gösterilerinde kolluk kuvvetlerine taş attıkları iddiasıyla yargılanan Z.A., M.Ö., M.A.Y., B.A., M.A., S.K., N.İ., S.Ç., Ü.D., Y.A., M.E., Ö.B., R.K., A.B. ve H.A. adlı 15 çocuğun karar duruşması 28 Nisan 2010’da Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Mahkeme heyeti, sanık çocuklardan Z.A. ve M.Ö.’ye “yasadışı örgüt üyesi olmamakla birlikte yasadışı örgüt adına eylem yaptıkları”, “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” ve “görevli memura karşı direndikleri” suçundan üçer yıl altışar ay, M.A.Y.’ye aynı suçlamalardan dolayı üç yıl 11 ay, B.A., M.A., S.K., N.İ., S.Ç., Ü.D., Y.A., M.E. ve Ö.B.’ye ise dörder yıl sekizer ay, R.K., A.B. ve H.A.’ya da beşer yıl dörder ay olmak üzere toplam 68 yıl 11 ay hapis cezası verdi

 (04/141) Yargılanan Muhabir…

“Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları” adlı kitabın yazarı Nedim Şener hakkında Hrant Dink cinayetinde ihmalleri olduğu gerekçesiyle adları geçen polis memuru Muhittin Zenit, Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer’in suç duyurusu üzerine “kamu görevlilerini hedef gösterdiği” suçlamasıyla Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 6. maddesi uyarınca ve “yasaklanan bilgileri temin ettiği” suçlamasıyla Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 334. maddesi uyarınca açılan davaya İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 28 Nisan 2010’da devam edildi.

Davaya ilişkin görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Celal Kara, Nedim Şener’in “terörle mücadele edenleri hedef gösterdiği” gerekçesi ile üç yıla kadar hapis cezasına mahkûm edilmesini istedi. Savcı Celal Karar, Nedim Şener’in “gizli belgeleri temin etmek ve açıklamak” suçlamalarından ise beraat etmesini talep etti.

  (04/142) Parti Binasına Saldırı…

İzmir’in Menemen İlçesi’nde 27 Nisan 2010’da Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) ilçe binasına kimliği belirsiz kişi veya kişilerin düzenlediği taşlı saldırı sonucu binada maddi hasar meydana geldi


 (04/123) Giresun’da Silahlı Saldırı…

Giresun’un Dereli İlçesi’nde 26 Nisan 2010’da askeri aracın geçişi sırasında mayın patlatılması sonucu Jandarma Astsubay Ahmet Eryılmaz ölürken, iki asker de yaralandı. Olayın ardından bölgede başlatılan operasyon sırasında ise bir köylünün yaralandığı öğrenildi

 (04/124) İşkence Suçundan Yargılanan Polis Memurları…

İstanbul’un Avcılar İlçesi’nde 3 Ekim 2009’da parkta içki içtiği gerekçesiyle Güney Tuna’yı (21) döven polis memuru Muhammed Bağcı’nın, Güney Tuna’ya “sağlam raporu” veren Doktor Ergin Ertan’ın ve aynı olayda “görevlerini ihmal ettikleri” suçundan haklarında dava açılan beş polis memurunun Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmasına 26 Nisan 2010’da devam edildi.

Duruşmada sanıların ve Güney Tuna’nın ifadesini alan mahkeme heyeti tutuklu polis memuru Muhammed Bağcı’nın tahliye edilmesine karar vererek dosyadaki diğer eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi

 (04/125) Kertê (Bilge) Köyü Katliamı Davası…

Mardin’in Mazıdağı İlçesi’nin Kertê (Bilge) Köyü’nde 4 Mayıs 2009’da akşam saatlerinde bir düğüne askerî kamuflaj elbisesi giymiş ve kar maskeli kişilerin düzenlediği silahlı saldırıda 44 kişi yaşamını yitirmiş, 7 kişi de yaralanmıştı. Ölenlerin tamamının aynı aileden olduğu ve saldırıyı da aynı aileden olan geçici köy korucusu 11 kişinin düzenlediği anlaşılmıştı. Saldırıyı düzenleyen biri 18 yaşından küçük tutuklu sekiz kişinin ve tutuksuz beş kişinin yargılanmasına 26 Nisan 2010’da Çorum Ağır Ceza Mahkemesi’nde basına kapalı olarak devam edildi.

Sanıklara son sözlerini soran mahkeme heyeti M.Ç., A.Ç., M.E.Ç., M.S.Ç., S.Ç. ve Ö.Ç.’ye 44’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası; M.Ş.Ç.’ye (14) 44’er kez 15 yıl hapis cezası; evinde silah bulunduran A.Ç.’ye 15 yıl hapis cezası; havaya ateş açtığı iddiasıyla tutuksuz yargılanan M.Ç.’ye de altı ay hapis cezası verdi. Tutuksuz yargılanan M.A.Ç., A.Ç., A.Ç. ve A.Ç. ise beraat etti

 (04/126) İHD’ye Baskın Davası…

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi’nin 10 Aralık 2009’da yapmayı planladığı “geleneksel insan hakları yürüyüşü” öncesinde şube binasının bıçaklı iki kişi tarafından basılmasının ardından açılan davaya 26 Nisan 2010’da başlandı. Bayraklı 8. Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki davaya sanıklar ve sanıkların avukatları katılmadı. Mahkeme başkanı sanıkların ifadelerinin alınabilmesi için duruşmayı 14 Eylül 2010’a erteledi.

Duruşma sonrasında açıklama yapan İHD İzmir Şubesi Başkanı Avukat Nezahat Paşa Bayraktar, davanın “tehdit” kapsamında değil, “linç girişimi” kapsamında görülmesini gerektiğini belirtti

 (04/127) Cezaevlerinde Baskılar…

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile İHD Diyarbakır Şubesi’ne yönelik 24 Aralık 2009’da düzenlenen operasyon kapsamında tutuklanan ve 25 Mart 2010’dan beridir hastanede yatan Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nin Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın 26 Nisan 2010’da anjiyo olduğu öğrenildi.

Abdullah Demirbaş’ın avukatı Sertaç Eke, müvekkilinin bacaklarındaki toplardamarlardaki pıhtı sorunu nedeniyle yaşamsal riskinin olduğunu fakat Abdullah Demirbaş’ın hala tahliye edilmediğini belirtti.

  (04/128) Mahkûm Olan Belediye Başkanı…

Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak’ın 2009 yılında bir gazeteye verdiği demeçte kullandığı “Kürdistan” ifadesiyle “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla Selim Sadak hakkında açılan dava 26 Nisan 2010’da sonuçlandı.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti Selim Sadak’a Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7/2. maddesi uyarınca bir yıl hapis cezası verdi

 (04/129) Üniversite Şenliğine Müdahale…

Dicle Üniversitesi tarafından 26 Nisan 2010’da düzenlenen öğrenci şenliğine katılmak isteyen Dicle Üniversitesi Öğrenci Derneği (DÜO-DER) üyesi öğrencilere polis ekiplerinin müdahale etmesi sonucu 98 öğrenci gözaltına alındı


 (04/113) Mardin’de Silahlı Saldırı…

Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde 22 Nisan 2010’da Cumhuriyet Polis Merkezi’nin bahçesine giren polis aracına uzun namlulu silahlarla açılan çapraz ateş sonucu ağır yaralanan Ömer Akcan (34), Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirdi. Olayda bir polis memuruyla yoldan geçen iki kişinin de yaralandığı öğrenildi


 (04/114) Mardin’de Yargısız İnfaz…

Mardin’in Kızıltepe İlçesi’nde 22 Nisan 2010’da polis aracına düzenlenen ve bir polis memurunun ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırının ardından başlatılan operasyon kapsamında iki kişinin kaldığı bir kulübeye polis ekiplerinin “olayın faillerinin bulunduğu” gerekçesiyle düzenlediği baskın sonucu iki kişi açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi. Görgü tanıkları öldürülen kişilerin tanınmaz hale geldiğini ifade ederken Kızıltepe Kaymakamlığı da ölen kişilerin kimlik bilgileri dair herhangi bir açıklama yapmadı

 (04/115) Şanlıurfa’da Yargısız İnfaz…

Şanlıurfa’nın Akçakale İlçesi’ne bağlı Kepezli Köyü’nde 22 Nisan 2010’da Suriye’den Türkiye’ye “kaçakçılık yaptıkları” iddia edilen İbrahim Bitkin (27) ve Taha Özdemir’e (22) “dur” ihtarına uymadıkları gerekçesiyle sınırda devriye görevi yapan askerlerin ateş açması sonucu Taha Özdemir yaşamını yitirdi

(04/116) Mardin’de Patlama…

Mardin’in Kabala Beldesi yakınlarındaki Kırmızıtaş Bölgesi’nde 21 Nisan 2010’da İzzettin Boz (14) adlı çobanın bulduğu cismin patlaması sonucu İzzettin Boz yaşamını yitirdi

 (04/117) İşkence Suçlamasıyla Yargılanan Polis Memurları…

İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nde 5 Mart 2009’da Sosyalist Parti üyesi Ufuk Özgün Erhan, İbrahim Doruk Balkan ve Ufuk Göllü’ye kimliklerini soran polis memurları C.S., O.T., R.K. ve H.K. çıkan tartışma sonucu üç kişiyi darp ederek kelepçelemişti.

Olayın ardından Ufuk Özgün Erhan, İbrahim Doruk Balkan ve Ufuk Göllü’nün ve polis memurlarının karşılıklı olarak suç duyurusunda bulunmaları üzerine başlatılan soruşturmayı tamamlayan Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığı’nın iddianameyi hazırladığı 23 Nisan 2010’da öğrenildi.

İddianamede, polis memurlarının Sosyalist Parti üyesi üç kişinin kendilerini darp ettiği yönünde tutanak hazırladığı fakat üç kişiden Ufuk Göllü’nün burnunun kırıldığı ve vücudunda şişlikler oluştuğu, Ufuk Özgün Erhan’ın ise sol bileğinin kırıldığı vurgulanarak polis memurlarının “basit tıbbi müdahaleyle iyileşecek şekilde” darp edilmeleri nedeniyle polis memurlarının hazırladığı tutanağın dikkate alınmadığı belirtildi.

İddianamede polis memurlarının “zor kullanma sınırını aşıp işkenceye varacak şekilde kasten yaralama eylemini gerçekleştirdikleri, müştekilerin kelepçelendikten sonra biber gazı sıkılarak kasten yaralama eylemine devam ettikleri, bu eylemin araç içerisinde sürdüğü” ifade edilerek polis memurlarının İbrahim Doruk Balkan’a yönelik şiddet nedeniyle “işkence” suçundan 12 yıla kadar, Ufuk Göllü ve Ufuk Erhan Özgün’e uygulanan şiddet nedeniyle de “ağırlaştırılmış işkence” suçunu ikişer kez işledikleri iddiasıyla 36 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları istendi.

Davanın ilk duruşmasının Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 24 Haziran 2010’da görüleceği öğrenildi

 (04/118) Lisede Şiddet…

Tekirdağ’ın Malkara İlçesi’nde bir lisede Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi öğretmeni A.Z.’nin 20 Nisan 2010’da öğrencisi O.B.’yi dövdüğü iddia edilmesi üzerine daha önce de A.Z. hakkında şikâyetler bulunması nedeniyle Malkara Kaymakamlığı’nın A.Z.’yi açığa aldığı 22 Nisan 2010’da öğrenildi

(04/119) Mahkûm Olan Kişiler…

Ankara’da 7 Aralık 2004’te Ceza İnfaz Kanunu Tasarısı’nın geri çekilmesi talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) yürümek isteyen Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) üyesi gruba polis ekipleri müdahale etmiş ve yürüyüşe katılan ESP üyesi 47 kişi hakkında da dava açılmıştı.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 22 Nisan 2010’da görülen karar duruşmasında mahkeme heyeti, 27 kişiye “yasadışı örgüt üyesi oldukları” ve “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” suçlamasıyla yedişer yıl altışar ay hapis cezası; 16 kişiye “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” suçlamasıyla birer yıl üçer ay hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti Onur Sertel ile Mesut Açıkalın’a verilen cezaları ertelerken, Tuna Altan, Barın Kaya, İrfan Gerçek ve Bahar Cemali’nin karar duruşmalarının, dört sanığın avukatları olmadıkları gerekçesiyle daha sonra görülmesine karar verdi

 (04/120) Mahkûm Olan Kişi…

Şanlıurfa’nın Suruç İlçesi’nin Barış ve Demokrasi Partisi’nden (BDP) Belediye Meclis üyesi Mustafa Ekrem Polatsoy, 22 Temmuz 2007 Genel Seçimleri öncesinde düzenlenen seçim çalışmaları kapsamında Suruç’ta saygı duruşunda bulunulması için yaptığı anons nedeniyle hakkında açılan davanın 22 Nisan 2010’da Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” suçlamasıyla TMY’nin 7/2. maddesi uyarınca bir yıl hapis cezasına mahkûm edildi

 (04/121) Mahkûm Olan Kişi…

Şanlıurfa’da kızına “Helin Kürdistan” adını koyduğu gerekçesiyle hakkında “yasadışı örgüt propagandasını yaptığı” suçlamasıyla dava açılan Ahmet Atış’ın hem bu davadan hem de 4 Nisan 2009’da Abdullah Öcalan’ın doğum günü nedeniyle düzenlenen yürüyüşe katıldığı gerekçesiyle hakkında açılan davadan yargılanmasına 22 Nisan 2010’da devam edildi.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanık Ahmet Atış, kızına koyduğu adla “üzerine atılı suçu kasten işlemediği” gerekçesiyle Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7/2. maddesinden yargılandığı davadan beraat etti.

Ahmet Atış’ın katıldığı iddia edilen yürüyüş nedeniyle mahkeme heyeti Ahmet Atış’a “yasadışı örgüt üyesi olmamakla birlikte yasadışı örgüt adına suç işlediği”, “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettiği” ve “yasadışı örgüt propagandasını yaptığı” suçlamalarıyla toplam sekiz yıl dört ay hapis cezası verdi

(04/122) Yasaklanan Tiyatro Oyunu…

Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde ve İdil İlçesi’nde oynanması düşünülen Laz Marks adlı oyuna İdil Kaymakamlığı’nın ve Cizre Kaymakamlığı’nın oyunun “politik olduğu” gerekçesiyle izin vermediği 25 Nisan 2010’da öğrenildi


(04/103) Şırnak’ta Faili Meçhul Cinayet…

Şırnak’ın Güneyce Köyü’nde geçici köy koruculuğu yapan Göçer Göktaş’ın (45) operasyon amacıyla gittiği Çırav Dağı’nda Göçer Göktaş’a işkence edildikten sonra Göçer Göktaş’ın ensesinden vurularak öldürüldüğü 20 Nisan 2010’da öğrenildi


(04/104) Güneydoğu’da Operasyonlar, Saldırılar…

Kahramanmaraş’ın Nurhak İlçesi’nin kırsal kesiminde devam eden operasyonlar kapsamında 20 Nisan 2010’da çıkan çatışmada bir militanın öldüğü ileri sürüldü


(04/105) Mersin’de “Dur” İhtarı Sonucu Yaralama…

Mersin’de 20 Nisan 2010’da arandığı iddia edilen Vahit A.’ya (28) polis ekibinin “dur” ihtarı yapmasının ardından V.A.’nın polis ekibinden kaçmaya çalışması üzerine açılan ateş sonucu Vahit A. ayağından vuruldu. Vahit A., tedavi için ambulansla Toros Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı

 (04/106) Kolluk Kuvvetlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlaller…

Şırnak’ın Uludere İlçesi’nden Mersin’e ailesiyle birlikte göç eden ve Mersin’de atık kâğıt işçiliği yapan D.Ü.’nün (14) kimliği üzerinde olmadığı gerekçesiyle iki polis memuru tarafından dövüldüğü 20 Nisan 2010’da öğrenildi

(04/107) Gözaltında Ölüm Nedeniyle Tutuklanan Polis Memurları…

İstanbul’da gasp suçlamasıyla 7 Ocak 2010’da gözaltına alınan ve gasp çetesinin lideri olduğu iddia edilen Murat Konuş’un (35) götürüldüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nde nezarethaneye konmak için üst araması yapılırken kalp krizi geçirdiği ileri sürülmüş; hastaneye kaldırılan Murat Konuş yaşamını yitirmişti.

Olayla ilgili soruşturma başlatan cumhuriyet savcılığı ise Murat Konuş’un ölümünü “şüpheli ölüm” olarak değerlendirmişti. Olaya ilişkin soruşturmasını tamamlayan savcılık, Adli Tıp Kurumu’nun Murat Konuş’un “işkence nedeniyle öldüğü”ne dair rapor vermesi üzerine Gasp Büro Amirliği’nde görevli biri başkomiser toplam altı polis memurunu tutuklanmaları için 20 Nisan 2010’da İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk etti.

İstanbul 2. Sulh Ceza Mahkemesi, Başkomiser Oktay Kapsız ve polis memurları Ramazan Adıgüzel ile Abdulcelil Karadağ’ın tutuklanmasına diğer polis memurları Yalçın Beşikçi, Osman Ölker ve Gürbüz Kurnaz’ı ise tutuksuz olarak yargılanmasına karar verdi


(04/108) Yargılanan “Barış ve Demokratik Çözüm Grubu” Üyeleri…

Irak’ın kuzeyinde bulunan Kandil Dağı’ndan ve Maxmur Kampı’ndan 19 Ekim 2009’da Türkiye’ye giriş yapan 34 kişilik Barış ve Demokratik Çözüm Grubu’nda yer alan 17 kişinin 30 Kasım 2009’da İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’nde düzenledikleri basın açıklaması nedeniyle yargılanmalarına 20 Nisan 2010’da başlandı. Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” gerekçesiyle Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7/2. maddesi uyarınca yargılanan 17 kişinin kimlik tespitinin yapılmasının ardından sanıkların savunmaları alındı. Yapılan savunmaların ardından mahkeme heyeti dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 29 Haziran 2010’a erteledi

(04/109) Terörle Mücadele Yasası Uygulamaları…

Ağrı’nın Diyadin İlçesi’nde gözaltına alınan kapatılan Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) Diyadin İlçe Örgütü yöneticisi Ahmet Temel, “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla 20 Nisan 2010’da tutuklandı

Bursa’da Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP) Yıldırım İlçe Örgütü’nün açılışında yapılan konuşmalarda “yasadışı örgüt propagandası yapıldığı” gerekçesiyle gözaltına alınan altı kişiden beşi 20 Nisan 2010’da tutuklandı


(04/099) İlköğretim Okulunda Şiddet…

Antakya’da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İlköğretim Okulu’nda okul öncesi öğretmeni F.N.’nin ana sınıfı öğrencisi K.E.’yi (6), sözünü kestiği gerekçesiyle ayağının altına alarak ezdiği aynı sınıfta görev yapan yardımcı stajyer öğretmenin cep telefonu kamerasıyla çektiği görüntülerin 19 Nisan 2010’da ortaya çıkması sonucu öğrenildi. Olayın İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bildirildiği ve F.N. hakkında soruşturma başlatıldığı bildirildi

(04/100) Mersin’de Kaçırılan Kişi…

Mersin’de 19 Nisan 2010’da Azadiya Welat Gazetesi’nin çalışanı Ali Bilen, tanımadığı dört kişi tarafından zorla bir araca bindirilerek kaçırıldı. Gözlerinin ve ağzının kapatıldığını ifade eden Ali Bilen, darp edildiğini ve kafasına taş vurularak öldürülmek üzereyken olay yerine başkalarının gelmesi üzerine kendisini kaçıranların olay yerinden uzaklaştığını söyledi. İfadesinin alınması için Siteler Polis Karakolu’na götürülen Ali Bilen, İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’ne başvurarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunacağını ifade etti

 

(04/101) Eminönü’nde Patlama…

İstanbul’un Eminönü İlçesi’nde 19 Nisan 2010’da üç farklı yerde ses bombalarının patlaması sonucu ölen veya yaralanan olmazken çevrede maddi hasar meydana geldi


(04/102) Cezaevlerinde Baskılar…

Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ferhat Tüzer’in 16 Nisan 2010’da tek başına tutulduğu hücresine sayım için gelen gardiyanlarla tartışma yaşaması nedeniyle hücreye giren gardiyanlar tarafından dövüldüğü öğrenildi.

Ferhat Tüzer’in aldığı darbeler nedeniyle sağ bacağında ağrı ve aksama olduğu, sol gözünün altında ise çizikler ve morluklar olduğu ifade edildi

Yaşam Hakkına Yönelik Müdahaleler Sürekliliği Olan İhlallerdir! 

Son günlerde art arda gerçekleşen ve kolluk kuvvetlerinin doğrudan ya da dolaylı olarak neden oldukları ölüm olayları dikkatleri yine Türkiye’nin değişmez temel sorunu ve ayıbı olan yaşam hakkı ihlallerine yöneltmiştir.

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) olarak yıllardır ısrarla dile getirdiğimiz[1] bir gerçekliği bir kez daha yinelemek istiyoruz:  Bu ülkede yaşayan her meslekten, her yaştan, her cinsten herkes kolluk kuvvetlerinin şiddetinin potansiyel hedefi durumundadır.

Türkiye’de yaşam hakkı ihlalleri, kişilerin “dur” ihtarına uymadığı gerekçesiyle öldürülmesinden, gözaltında ve cezaevinde “intiharlara” ya da şüpheli bir şekilde ölümlere kadar çok geniş bir spektrumda gerçekleşmektedir.

Aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere yaşam hakkı ihlalleri salt 2010 yılında karşılaşılan bir sorun değildir. Kolluk kuvvetlerinin aşırı güç kullanımına bağlı olarak veya alıkonulma yerlerinde gerçekleşen ölümler uzun yılardır devam eden bir süreçtir.

YılFaili meçhul cinayetYargısız infaz/

Dur ihtarı/

Rastgele ateş açmaGözaltında ya da cezaevinde ölüm vakaları

2007  22410

2008 303747 (8 gözaltı, 39 cezaevi)

2009 184839 (6 gözaltı, 33 cezaevi)

31 Mart 2010 14  7(3 gözaltı, 4 cezaevi)

Toplam5010996

 

TİHV Dokümantasyon Merkezi’nin derlediği “1990–2009 Yaşam Hakkı Verileri” de son yıllarda ihlallerde artış yönünde bir grafik olduğunu göstermektedir.

Özelikle son dönemlerde kolluk kuvvetlerinin ateşli silah kullanma konusunda arttırılan yetkilerine tereddüt göstermeden başvurmaları ihlallerin artışında önemli rol oynamaktadır. Bunun en son örneği 13 Nisan 2010 tarihinde Kuşadası’nda sivil bir polis memurunun yere yatırarak etkisiz hale getirdiği Umut Tamaç (27) adlı kişiye ateş etmesiyle yaşandı. Benzer bir başka örnek ise 10 Kasım 2009’da İstanbul’un Avcılar İlçesi’nde yaşanmıştı: Alaattin Karadağ adlı kişinin kendisinin açtığı ateşe kolluk kuvvetlerinin karşılık vermesi sonucunda öldürüldüğü açıklanmasına karşın görgü tanıkları aslında silahsız olan Alaattin Karadağ’ın yakalandıktan sonra infaz edildiğini söylemişlerdir.

Kişilerin özgürlüklerinden alıkonuldukları mekânlarda yaşanan sorunlar da bu dönemde azalmayan bir oranda devam etmiştir. Adalet Bakanı’nın ilk kez böyle bir olay nedeniyle özür dilemesinden ötürü ulusal basında yer bulan Engin Çeber örneğinde gördüğümüz gibi cezaevlerinde işkence ve kötü muameleye bağlı ölümler olmuştur. Bunun son örneği ise Kırıklar (İzmir) 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde yaşanmıştır. Cezaevi yönetimi Mehmet Kılınç adlı hükümlünün 3 Nisan 2010’da intihar girişiminde bulunduğunu açıklamıştır. Kaldırıldığı Yeşilyurt Devlet Hastanesi’nde 9 Nisan 2010’da yaşamını yitiren Mehmet Kılınç’ın ölümüne ilişkin bir açıklama yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Başkanı Avukat Nezahat Paşa Bayraktar, yoğun bakımda tutulan Mehmet Kılınç’ın sırtında ve bacaklarında darp izleri bulunduğunu bu durumun intihar girişimi iddialarını zayıflattığını belirtmiştir.

Şırnak’ın İdil İlçesi’nde 21 Ekim 2009’da yapılan yol kontrolü sonrasında gözaltına alınan Resul İçlin’in (52) düşerek öldüğü açıklanmış fakat yapılan otopside Resul İçlin’in vücudunda darp izlerine ve morluklara rastlanmıştır.

Kolluk kuvvetlerine şiddet kullanmaları yönünde tanınan yasal olanaklar ağır hak ihlalleri yol açmakla birlikte bu durum sadece yasalarda yapılan değişikliklerle izah edilemez.  Özellikle 1990’lı yıllarda ülkede yaşanan yoğun yaşam hakkı ihlallerinde AB süreci nedeniyle nispi bir azalma görülse de “güvenliğe dayalı yönetim anlayışı”nda köklü bir değişim olmadığı için yukarıdaki tabloyla karşılaşmaktayız.

Özellikle de ihlallerin devam etmesinde en temel etken “cezasızlık” olgusudur. Örneğin, İzmir’de kolluk kuvvetlerinin silah kullanması sonucu yaşamını yitiren Baran Tursun olayında bizzat silahı kullanan polis memuru ancak iki yıl bir ay hapis cezasına mahkûm edilmiş, olay yerinde delilleri kararttıkları iddia edilen 10 polis memuru ise beraat etmiştir.

20 Ağustos 2007 tarihinde İstanbul’da “şüphe” üzerine gözaltına alınan Nijeryalı Festus Okey‘in gözaltı mekânında şüpheli ölümü nedeniyle Beyoğlu 4. Ağır Ceza Mahkemesinde sürmekte olan davada ise aradan geçen 32 aya rağmen henüz Festus Okey’in kimliğini tespit edilememesi nedeniyle bir ilerleme sağlanamamıştır.

Kısacası başta AB üyeliği olmak üzere önüne “büyük” hedefler koyan bir ülkede gündelik hayatın içerisinde açık alanda, kimlik kontrollerinde, gözaltı merkezlerinde ve cezaevlerinde hala son dönemde daha da yoğunlaşarak ölümlü şiddet vakalarının yaşanması utanç verici durumdur.  Bu utançtan kurtulmak başta siyasal iktidar olmak üzere tüm toplumun sorumluluğudur. Yasalarda yapılacak değişikliklerle birlikte zihniyet ve anlayışları da dönüştürecek her türlü önlem alınmalıdır. Çok iyi bilinmelidir ki insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve daha da geliştirilmesi ülke ve toplum “güvenliği”ni tehdit eden değil aksine onu güçlendiren bir durumdur.

 TİHV Başkanı

Prof. Dr. Şebnem KORUR FİNCANCI

    

[1] Özellikle 2007 yılında yapılan bazı yasal değişikliklerle birlikte başta yaşam hakkı ihlalleri olmak üzere yaşanan kaygı verici olumsuz gelişmeleri TİHV olarak sıklıkla dile getirdik. Bu bağlamda 14 Haziran 2007’de Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu’nda (PVSK) Değişiklik Yapılmasına Dair 5681 sayılı Yasa’nın değiştirilmesinden önce, 30 Mayıs 2007 tarihinde yaptığımız basın açıklamasında yasa değişikliğiyle birlikte yaşanabilecek olası olumsuz gelişmelere dair öngörü ve kaygılarımızı dile getirmiş, daha sonra 27 Eylül 2007 de ve son olarak da PVSK’de yapılan değişikliğin 2. Yılı nedeniyle 16 Haziran 2009’da yaptığımız açıklamalarımızda da öngörülerimizin gerçekleşerek güvenlik güçlerinin aşırı güç kullanımına bağlı olarak meydana gelen ihlallerde dramatik bir artış olduğunu ifade etmiştik

 


(04/078) Güneydoğu’da Operasyonlar, Saldırılar…

Batman’ın Kozluk İlçesi ile Sason İlçesi arasında kalan Tumok Bölgesi’nde 15 Nisan 2010’da çıkan çatışmada Astsubay Üstçavuş Süleyman Gür yaşamını yitirdi, dört er de yaralandı


(04/079) Zirve Yayınevi Katliamı Davası…

18 Nisan 2007’de Malatya’daki Zirve Yayınevi’nde, Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın ve Uğur Yüksel’in “misyonerlik yaptıkları” iddiasıyla bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili beşi tutuklu yedi sanığın yargılandığı davanın Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 15 Nisan 2010’da görülen 25. duruşmasında, müdahil avukatlar Kafes Eylem Planı’ndaki ve Balyoz Darbe Planı’ndaki Zirve Yayınevi Katliamı’na ilişkin iddialar nedeniyle davaların birleştirilmesini istedi.

Mahkeme heyeti talebi değerlendirmek üzere duruşmayı 14 Mayıs 2010’a erteledi

(04/080) Gözaltında İşkence ve Kötü Muameleye Dava…

Şırnak’ın İdil İlçesi’nde 21 Ekim 2008’de gözaltına alındıktan sonra 23 Ekim 2009’de hem hastaneye götürülürken, hem de cezaevine nakledilmek üzere beş saat boyunca bekletildikleri Beş Şehitler Polis Karakolu’nda işkence ve kötü muamele gören Demokratik Toplum Partisi (DTP) üyesi 8 kişiye işkence yapan 3 polis memuru hakkında “basit yaralama” ve “tehdit” suçundan açılan davaya İdil Sulh Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

İnsan Hakları Derneği (İHD) yetkililerinin girişimiyle savcının sekiz kişiye işkence yapılırken olay yerine giderek işkence ve kötü muameleyi tespit ettiği olayla ilgili hazırlanan iddianameye mağdur avukatlarının yaptığı itirazı kabul eden üst mahkeme, olayın “işkence” suçundan değerlendirilebileceğine karar vererek dosyayı Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi.

Davanın görülmesine 6 Mayıs 2010’da devam edileceği öğrenildi

(04/081) Özel Güvenlik Görevlilerinin Darp Ettiği Öğrenciler…

İstanbul Üniversitesi’nde 1 Mayıs İşçi Bayramı’na ilişkin 15 Nisan 2010’da bildiri dağıtan Öğrenci Kolektifleri üyesi beş kişiye üniversitenin özel güvenlik görevlilerinin müdahale etmesi sonucu darp edilen iki kişinin yaralandığı öğrenildi

(04/082) Yargılanan Gazeteci…

Milliyet Gazetesi Muhabiri Nedim Şener’in, Hrant Dink’in öldürülmesinde oluşan ihmalleri konu edinen Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları adlı kitabıyla “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ettiği”, “kamu görevlilerine hakaret ettiği” ve “haberleşmenin gizliliğini ihlal ettiği” iddialarıyla İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 8 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına 14 Nisan 2010’da devam edildi. Duruşmada dinlenen Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi eski Başkanı Sabri Uzun, ölüm tehlikesinin bulunduğuna işaret eden istihbarat raporları hazırlandığı takdirde Daire Başkanı’nın mutlaka bilgilendirilmesi gerektiğini, ancak görevinin başında olmasına rağmen kendisine bilgi verilmediğini söyleyerek “benim vermiş olduğum tamim gereğince işlem yapılmış olsaydı, işlem sonucu bana bildirilseydi ve koruma kararı alınmış olsaydı Hrant Dink’in öldürülmesi olayının gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum” dedi.

Mahkeme başkanı dosyadaki eksikliklerin tamamlanması amacıyla duruşmayı erteledi

(04/083) Yargılanan Milletvekili…

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’in de arasında bulunduğu Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) Kadın Meclisi üyesi 23 kişinin “suçu ve suçluyu övdükleri” gerekçesiyle yargılandıkları davanın duruşmasına Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 15 Nisan 2010’da devam edildi. Mahkeme heyeti, Sebahat Tuncel’in duruşma tarihinden önce zorla ifade vermeye getirilmesi kararına rağmen sanık milletvekilinin ifadesinin henüz alınmamış olması üzerine ifade vermesi için zorla getirilmesi kararını yineleyerek duruşmayı 17 Haziran 2010’a erteledi

(04/084) Mahkûm Olan Belediye Başkanı…

Siirt Belediyesi Belediye Başkanı Selim Sadak’ın çeşitli tarihlerde yaptığı konuşmalarda “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla hakkında açılan davanın 15 Nisan 2010’da Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında Selim Sadak, Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7/2. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkûm edildi


 (04/059) Kuşadası’nda Yargısız İnfaz Girişimi…

Aydın’ın Kuşadası İlçesi’nde 13 Nisan 2010’da bir sivil polis memurunun hakkında yakalama kararı olduğu için Umut Tamaç’ı (27) kovalamaya başlaması üzerine Umut Tamaç, koşarak kaçmaya başladı. Umut Tamaç’ın peşine takılan sivil polis memurunun bir el ateş etmesi üzerine kaçmayı bırakan Umut Tamaç ile polis memuru arasında çıkan tartışmanın ardından polis memurunun Umut Tamaç’a ateş ettiği ileri sürüldü.

Umut Tamaç’ın durumunun ağır olduğu belirtilirken, Umut Tamaç’ı vurmakla suçlanan polis memurunun “boğuşurken oldu” dediği öne sürüldü. Bu arada bazı polis memurlarının çevredeki esnafla görüşüp olayı görmediklerini söylemeleri konusunda uyardığı iddia edildi.

Aydın Valisi Hüseyin Avni Coş, olayla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğünü ve kimliği açıklanmayan polis memurunun gözaltında olduğunu söyledi

(04/060) Kolluk Kuvvetlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlaller…

“Sivil Demokratik Anayasa Platformu” tarafından 10 Nisan 2010’da İstanbul’un Kadıköy İlçesi’nde düzenlenen mitinge polis ekiplerinin müdahalesi sırasında aldığı cop darbesiyle çenesi kırılan ve ağır yaralı olarak Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavisine devam edilen Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Emekçileri Sendikası (Tüm Bel-Sen) üyesi Ali Işık’ın hâlâ yoğun bakımda tutulduğu 13 Nisan 2010’da öğrenildi.

İki defa ameliyata alınan Ali Işık’ın yakınları, polis memurlarının kasıtlı bir şekilde Ali Işık’a coplarla vurduğunu belirterek, mitingde görevli polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirttiler

(04/061) Gözaltında İşkence ve Kötü Muamele…

İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nde 11 Nisan 2010’da bir kafede çıkan kavgaya karıştığı gerekçesiyle sivil polis ekibi tarafından gözaltına alınan S.A.’nın (16) götürüldüğü Beyoğlu Polis Merkezi’nde 10 polis memuru tarafından 15 dakika boyunca dövüldüğü daha sonra da “yanlışlıkla gözaltına alındığı” iddiasıyla S.A.’nın akrabasına teslim edildiği öğrenildi.

S.A.’yı almaya gelen Nurten Ay, “Mardinlisiniz, hepiniz teröristsiniz” denilerek şikayetçi olmamaları için tehdit edildiklerini belirtti.

Taksim İlkyardım Hastanesi’nde doktorun S.A.’nın vücudundaki darp izlerini görmesine rağmen rapor vermediğini söyledi. S.A.’nın annesi F.A. ise polis memurları hakkında suç duyurusunda bulunmak için gittikleri adliye binasından “nöbetçi savcı yok” denilerek geri çevrildiklerini söyledi

 (04/062) Kolluk Kuvvetlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlaller…

Samsun’da 12 Nisan 2010’da Ahmet Türk’e yönelik yumruklu saldırıyı protesto etmek amacıyla 13 Nisan 2010’da Hakkâri’de yapılan yürüyüşe müdahale eden polis ekipleri Barış ve kapatılan Demokratik Toplum Partisi’ne (DTP) yönelik operasyonlarda tutuklanan Hakkâri eski Belediye Başkanı Kazım Kurt’un oğlu H. Kurt’u (13) televizyon kameralarının kayıtta olduğu sırada annesinin yanından zorla alarak yerde sürükleyip dövdüler. H. Kurt’un maruz kaldığı darbeler sonucu ağır yaralanarak Hakkâri Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi

(04/063) İlköğretim Okulunda Şiddet…

İstanbul’un Maltepe İlçesi’nde 13 Nisan 2010’da Coşkun Koleji Yaşar Cimilli İlköğretim Okulu öğrencisi E.D.’nin (11) anne ve babası, oğulları ile altı arkadaşının “yaramazlık yaptıkları” gerekçesiyle öğretmenleri tarafından sınıfa kapatılıp dövüldüğünü ileri sürerek öğretmen F.K. hakkında suç duyurusunda bulundu

 

(04/064) Devam Eden Cezaevinde Şüpheli Ölüm Davası…

Ergenekon Davası’nın soruşturması kapsamında 20 Haziran 2007’de tutuklandıktan sonra tutulduğu Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nden akciğer kanserinden kaynaklanan rahatsızlığının ilerlemesi üzerine 1 Temmuz 2008’de tahliye edilen Kuddusi Okkır, tedavi gördüğü Edirne’deki Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü’nde 6 Temmuz 2008’de yaşamını yitirmişti.

Kuddusi Okkır’ın ailesinin “hastalığın doktorlar tarafından geç teşhis edildiği ve gerekli tedavinin yapılmadığı” iddiası üzerine Adalet Bakanlığı olayla ilgili soruşturma açmıştı.

Tekirdağ Devlet Hastanesi’nde görevli 15 doktor hakkında yürütülen soruşturmayla ilgili Tekirdağ Valiliği’nin izin vermemesi kararını idare mahkemesine itiraz ederek kaldıran Tekirdağ Cumhuriyet Savcısı 20 Haziran 2009’da Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ne dava açtı. Mahkemeye sunulan iddianame “görevi kötüye kullanma” suçunu işledikleri iddia edilen sağlık personeline atılı suçun maddî unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için Kuddusi Okkır’a ait tüm belgelerin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı’na veya tam teşekküllü bir sağlık kuruluşuna gönderilerek rapor alınmasını isteyerek iade edildi.

Adalet Bakanlığı’nın iddianamenin kabul edilmesi için söz konusu rapora gerek duyulmadığını bildirmesi üzerine iddianameyi kabul eden Tekirdağ 3. Asliye Ceza Mahkemesi 15 doktoru yargılamaya başlamıştı.

Davanın 13 Nisan 2010’da görülen duruşmasında Kuddusi Okkır’ın ailesinin avukatı Devrim Taş, davanın ağır ceza mahkemesinde devam etmesi gerektiğini söyledi. Mahkeme başkanı talebi reddederek dosyadaki eksikliklerin tamamlanması amacıyla duruşmayı 15 Haziran 2010’a erteledi

 (04/065) Cezaevlerinde Baskılar…

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’ne yönelik 24 Aralık 2009’da düzenlenen operasyon kapsamında tutuklanan Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nin Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın, bir süredir tedavi gördüğü Derin Ven Trombozu (DVT) hastalığına bağlı olarak yaşamsal tehlikesinin yüksek olduğu Dicle Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin hazırladığı sağlık raporuyla kesinleşti.

Abdullah Demirbaş’ın avukatlarının hazırlanan sağlık raporuyla Abdullah Demirbaş’ın tahliye edilmesi için Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yaptığı başvurunun aynı gün mahkeme tarafından reddedildiği 13 Nisan 2010’da öğrenildi

(04/066) Mahkûm Olan Belediye Başkanı…

Siirt Belediyesi’nin 2010 yılı için bastırdığı takvimde yer alan bir fotoğraf ile takvim aracılığıyla “yasadışı örgüt propagandası yapıldığı” gerekçesiyle hakkında dava açılan Belediye Başkanı Selim Sadak, 13 Nisan 2010’da Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7/2. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkûm edildi (ntvmsnbc.com, 13 Nisan).

(04/067) Mahkûm Olan Kişiler…

Ankara’da 10 Mart 2009’da gözaltına alınan ve sonrasında tutuklanan Ezilenlerin Sosyalist Platformu (ESP) ve Sosyalist Gençlik Derneği (SGD) üyelerinin yargılandığı dava 13 Nisan 2010’da sonuçlandı. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında çeşitli anma törenlerine katılmaları delil olarak gösterilen Ali Nazlıgül, Alihan Alhan, Cebrail Doğan ve Muharrem Demirkıran “yasadışı örgüt üyesi oldukları” ve “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” iddiasıyla 7’şer yıl 1’er ay hapis cezasına; aynı iddialarla yargılanan Savaş Bolat, Sercan Üstündaş, Birgül Mızrak 8’er yıl 1’er ay hapis cezasına; Şerife Erbay ise 7 yıl 3 ay hapis cezasına mahkûm edildi (atilim.org, 14 Nisan).

(04/068) Mahkûm Olan Kişi…

Kapatılan DTP’nin eski Genel Başkanı Nurettin Demirtaş, 2008 yılında Almanya’da yaptığı bir konuşmada “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla yargılandığı davanın 13 Nisan 2010’da Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında TMY’nin 7/2. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkûm edildi

(04/069) Yargılanan Milletvekilleri…

Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) milletvekilliği düşürülen eski Genel Başkanı Ahmet Türk ile Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Mardin Milletvekili Emine Ayna ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş’ın, haklarında devam eden davalar kapsamında ifadelerinin alınması için Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya 13 Nisan 2010’da devam edildi. Mahkeme heyeti, Ahmet Türk’ün, Emine Ayna’nın ve Selahattin Demirtaş’ın duruşma tarihinden önce zorla ifade vermeye getirilmeleri kararına rağmen üç sanığın ifadelerinin henüz alınmamış olması üzerine ifade vermeleri için zorla getirilmeleri kararını yineleyerek duruşmayı 10 Haziran 2010’a erteledi.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ifadelerini almaya çalıştığı milletvekillerinden Ahmet Türk “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Emine Ayna aynı gerekçeyle Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Selahattin Demirtaş ise yine aynı gerekçeyle Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor

(04/070) Yasaklanan Tiyatro Oyunu…

Ayla Çınaroğlu’nun “Miğfer” adlı çocuk oyununun Merhaba Sanat Tiyatrosu tarafından sahnelenmek istenmesi Antakya’nın Dörtyol İlçesi Kaymakamı Hayri Sandıkçı tarafından “uygun bulunmadığı” 13 Nisan 2010’da öğrenildi

(04/071) Ahmet Türk’e Yumruklu Saldırı Sonucu Meydana Gelen Olaylar…

Samsun’da 12 Nisan 2010’da Ahmet Türk’e yönelik yumruklu saldırıyı protesto etmek amacıyla 13 Nisan 2010’da Hakkâri’de ve Yüksekova’da düzenlenen protesto gösterilerine polis ekipleri müdahale etti. Biber gazı, basınçlı su ve copla yapılan müdahale sonucu Hakkâri’de dördü ağır 15 gösterici ile altı polis memurunun yaralandığı, 21 kişinin gözaltına alındığı, Yüksekova’da ise iki kişinin yaralandığı ve dokuz kişinin gözaltına alındığı öğrenildi

(04/072) Dernek Binasına Saldırı…

Ankara’nın Keçiören İlçesi’nde Şirvanlılara (Siirt) ait Dişlinar Kültür ve Dayanışma Derneği’ne 13 Nisan 2010 gecesi molotofkokteyliyle düzenlenen saldırı sonucu binada maddi hasar meydana geldi

 


(04/052) Kertê (Bilge) Köyü Katliamı Davası…

Mardin’in Mazıdağı İlçesi’nin Kertê (Bilge) Köyü’nde 4 Mayıs 2009’da akşam saatlerinde bir düğüne askerî kamuflaj elbisesi giymiş ve kar maskeli kişilerin düzenlediği silahlı saldırıda 44 kişi yaşamını yitirmiş, 7 kişi de yaralanmıştı. Ölenlerin tamamının aynı aileden olduğu ve saldırıyı da aynı aileden olan geçici köy korucusu 11 kişinin düzenlediği anlaşılmıştı. Saldırıyı düzenleyen biri 18 yaşından küçük tutuklu sekiz kişinin ve tutuksuz üç kişinin yargılanmasına 12 Nisan 2010’da Çorum Ağır Ceza Mahkemesi’nde basına kapalı olarak devam edildi.

Duruşmada davanın savcısı esas hakkındaki mütalaasını sundu. Savcı, tutuklu yedi sanık hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “tasarlayarak ve canavarca hisle adam öldürme” suçunu düzenleyen maddesi uyarınca 36’şar kez, yedi çocuğun öldürülmesi suçundan yedişer kez, gebe olduğu bilinen kadını öldürme suçundan birer kez olmak üzere toplam 44’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmelerini istedi. Savcı ayrıca sanıkların dördü çocuk 10 kişiyi de “kasten öldürmeye kalkışma” suçundan 200’er yıla kadar hapis cezasına mahkûm edilmesini ve evinde altı adet el bombası bulunan Ahmet Çelebi hakkında 17 yıla kadar hapis ceza verilmesini talep etti.

Duruşmada savcı, olayın kesin sebebinin tespit edilemediğini belirterek tutuksuz sanıklar Ali Çelebi, Mehmet Ali Çelebi, Abdülkadir Çelebi ile A.Ç.’nin kanıt yetersizliğinden beraat etmelerini istedi.

Savı iddianamesinde, her ne kadar belirgin bir sebep tam anlamıyla dosyada ortaya konulmamış ise de oluşan vahim netice dikkate alındığında hiçbir sebebin böyle bir sonuç doğurmanın haklı sebebi olamayacağı bu nedenle sebebin bir öneminin bulunmadığını vurguladı.

Mahkeme heyeti avukatların savunma yapmak için istedikleri ek süreyi olumlu değerlendirerek duruşmayı 26 Nisan 2010’a erteledi

(04/053) Cezaevinde Gördüğü İşkence Sonucu Ölen Engin Çeber’in Davası…

İstinye (İstanbul) Şehit Muhsin Bodur Polis Merkezi’nde ve Metris T Tipi Cezaevi’nde gördüğü işkence ve kötü muamele yüzünden 11 Ekim 2008’de yaşamını yitiren Engin Çeber’in ölümünden sorumlu oldukları iddiasıyla 39’u gardiyan, üçü cezaevi müdürü, 13’ü polis memuru, dördü jandarma eri ve biri doktor olmak üzere toplam 60 kamu görevlisinin yargılandığı davaya Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12 Nisan 2010’da devam edildi.

Duruşmada davanın yeni savcısı esas hakkındaki mütalaasını mahkeme heyetine sundu.

Savcı, 60 sanıklı davada gardiyanlar Sami Ergazi ve Selahattin Apaydın için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti.

Savcı, gardiyanlar Murat Çise ve Yavuz Uzun’un “işkence” suçu nedeniyle 36 yıla kadar hapis cezasına Nihat Kızılkaya’nın ise 12 yıla kadar hapis cezasına mahkûm edilmelerini istedi.

Metris T Tipi Cezaevi 2. Müdürü Fuat Karaosmanoğlu’nun “görevi kötüye kullanma” suçundan üç yıla kadar hapis cezasına mahkûm edilmesini isteyen savcı, Fuat Karaosmanoğlu’nun tutuklu kaldığı sürenin göz önünde bulundurularak tahliye edilmesini talep etti.

Diğer sanıklar hakkındaki görüşünü de açıklayan savcı, 42 sanığın ise beraat etmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, savcının esas hakkındaki görüşünü değerlendirmek üzere duruşmayı 31 Mayıs 2010’a erteledi

 (04/054) Bulanık Saldırısı Davası…

Muş’un Bulanık İlçesi’nde 15 Aralık 2009’da protesto yürüyüşü yapan grupla dükkânını kapatmak istemeyen Turan Bilen (39) arasında çıkan tartışmanın büyümesi sonucu gönüllü köy korucusu olduğu ileri sürülen Turan Bilen’in kalaşnikof marka silahla göstericilere ateş açması sonucu Nemci Oral ile Kemal Kayacan yaşamını yitirmiş, 10 kişi de yaralanmıştı.

Olayla ilgili Turan Bilen ile Metin Bilen’in yargılanmasına “güvenlik” gerekçesiyle Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12 Nisan 2010’da başlandı.

Öldürme kastının olmadığını belirten sanıklardan Turan Bilen, olay günü üç saat göstericiler tarafından taciz edildiklerini söyledi.

Mağdur avukatları olay yerinin Muş olduğunu belirterek, mahkemenin “yetkisizlik” kararı vererek duruşmanın Muş’a alınmasını talep etti; ancak mahkeme heyeti talebi kabul etmeyerek duruşmayı 8 Haziran 2010’a erteledi.

Öte yandan duruşmayı izlemeye gelen kapatılan Demokratik Toplum Partisi’nin (DTP) eski Genel Başkanı Ahmet Türk, duruşma sonrasında İsmail Çelik (23) adlı kişinin yumruklu saldırısına uğradı. Ahmet Türk’ün burnunun kırıldığı belirlenirken Samsun Valiliği, İl Emniyet Müdür Yardımcısı Cemal Issı ve Şube Müdürü Murat Alkan’ı görevlerinden uzaklaştırdı. Olayın ardından İsmail Çelik’le beraber bir kişinin daha gözaltına alındığı öğrenildi

(04/055) Kolluk Kuvvetlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlaller…

Ankara’nın Çankaya İlçesi’nde 11 Nisan 2010’da üniversiteye giriş sınavını protesto eden 24 kişi, polis ekipleri tarafından dövülerek gözaltına alındı. Gözaltına alınanlardan 14 çocuk serbest bırakılırken 10 kişi, “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettikleri” ve “eğitim-Öğretim özgürlüğünü engelledikleri” gerekçesiyle 12 Nisan 2010’da tutuklandı

İzmir’in Konak İlçesi’nde ise 10 Nisan 2010’da üniversiteye giriş sınavını protesto etmek için bir dershanenin sınıfına kendilerini kilitleyen Devrimci Liseliler (Dev-Lis) üyesi, 10 öğrenci, polis ekipleri tarafından darp edilerek gözaltına alındı

(04/056) Kolluk Kuvvetlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlaller…

İstanbul’da Beşitaş-Trabzonspor arasında 10 Nisan 2010’da oynanan futbol maçını izlemek ve Trabzonspor’un Uzungöl’e hidroelektrik santrali yapmasını protesto etmek için İnönü Stadı’na gelen Yazar Emrah Serbes, arkadaşlarıyla birlikte pankart açmalarının ardından polis ekiplerinin kendilerine müdahale ettiğini; yerde sürüklenerek başının tekmelendiğini; yazar olduğunu söylemesi üzerine polis aracının içinde baş parmağının kırılmaya çalışıldığını açıkladı

(04/057) Terörle Mücadele Yasası Uygulamaları…

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Adana İl Kadın Meclisi üyesi Ruken Mercan, “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” suçlamasıyla Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7/2. maddesi uyarınca verdiği 10 aylık hapis cezasının Yargıtay tarafından onaylanması üzerine 12 Nisan 2010’da tutuklandı

(04/058) Mahkûm Olan Eski DEP’li…

Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 3 Mart 2009’da, Başbakana Recep Tayyip Erdoğan’a “Kars'a tek çivi çakmadınız, ne yüzle geliyorsunuz?” diyen Demokrasi Partisi (DEP) eski milletvekili Mahmut Alınak’a TCK’nin 125. maddesi uyarınca “kamu görevlisine görevinden ötürü hakaret ettiği” gerekçesiyle verdiği 11 ay 20 gün hapis cezasının hükmünün açıklanması geri bırakılmış ve ceza 500 fidan dikmeye ve dört ay süreyle de fidanların bakımını yapmaya çevrilmişti.

Mahmut Alınak’ın verilen cezanın gereğini yerine getirmemesi üzerine Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesi 12 Nisan 2010’da Mahmut Alınak’a daha önce verdiği 11 ay 20 gün hapis cezasını tekrar verdi

   


(04/046) Güneydoğu’da Operasyonlar, Saldırılar…

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) 6 Nisan 2010’da Irak’ın kuzeyinde bulunan Zap Bölgesi’ne düzenlediği operasyonda üç militanın öldüğü öğrenildi

(04/047) Cezaevinde Ölüm…

Kırıklar (İzmir) 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Mehmet Kılınç’ın 3 Nisan 2010’da intihar girişiminde bulunduğu gerekçesiyle Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı 6 Nisan 2010’da öğrenilmişti.

“Beyin kanaması” teşhisiyle 5 Nisan 2010’dan beri tedavi gören Mehmet Kılınç’ın 9 Nisan 2010’da yaşamını yitirdiği öğrenildi. Konuyla ilgili açıklama yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Başkanı Avukat Nezahat Paşa Bayraktar, yoğun bakımda tutulan Mehmet Kılınç’ın sırtında ve bacaklarında darp izleri bulunduğunu bu durumun intihar girişimi iddialarını zayıflattığını belirtti.

Avukat Nezahat Paşa Bayraktar, otopsi sonrasında açıklama yaptı. Bayraktar, müvekkili Mehmet Kılınç’ın doktorların daha önce verdikleri raporlardan daha büyük bir travma geçirdiğini, beynin ön tarafından arka beyinciğe kadar bir travma olduğunun görüldüğünü belirterek “beyin zarının altında bir travma olduğu söylenmişti oysa ki daha görünür bir yerde ve üst tarafta bir travmanın olduğu görüldü. Bacak ve sırtında izler bulunuyor. Bu izlerin sürüklenme ya da darptan kaynaklandığını düşünüyoruz” dedi. Adalet Bakanlığı ise olayla ilgili olarak soruşturma başlattı

 (04/048) Kolluk Kuvvetlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlaller…

İstanbul’un Beyoğlu İlçesi’nde 11 Nisan 2010’da üniversiteye giriş sınavını protesto eden lise öğrencisi üç kişi, polis ekipleri tarafından dövülerek gözaltına alındı. Darp edilen öğrencilerden birinin burnunun kırıldığı öğrenildi

(04/049) Cezaevlerinde Baskılar…

Ordu E Tipi Cezaevi’nde bulunan altı hükümlünün her gece cezaevinden alınarak bilinmeyen bir yere götürülerek sorgulandıkları 12 Nisan 2010’da öğrenildi. Aileleri aracılığıyla İnsan Hakları Derneği (İHD) Van Şubesi’ne başvuran altı hükümlü hukuki yardım talebinde bulundu

 (04/050) Mahkûm Olan Çocuklar…

Diyarbakır Özel Yetkili 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 2 çocuğa, Şırnak'ta gösteriye katılarak 'Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek', 'Örgüt propagandası yapmak' ve '2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet etmek iddiasıyla toplam 12 yıl hapis cezası verdi.

Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde 5 Aralık 2009’da düzenlenen bir protesto gösterisinde “kolluk kuvvetlerine taş attıkları” gerekçesiyle haklarında dava açılan H.A. ve H.T.’nin karar duruşması 9 Nisan 2010’da görüldü. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme heyeti, “yasadışı örgüt üyesi olmamakla birlikte yasadışı örgüt adına suç işledikleri”, “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” ve “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettikleri” gerekçesiyle H.A.’ya 6 yıl 11 ay, H.T.’ye ise 5 yıl hapis cezası verdi.

Tutuklu kaldıkları süreyi ve yaşlarını dikkate alan mahkeme heyeti iki çocuğun tahliye edilmesine karar verdi.

(04/051) Parti Binasına Saldırı…

İstanbul’un Tuzla İlçesi’nde bulunan Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ilçe binasına 9 Nisan 2010’da kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce düzenlenen taşlı saldırı sonucu binada maddi hasar meydana geldi

 


(04/043) Gözaltında İşkence ve Kötü Muamele…

İstanbul’un Bakırköy İlçesi’nde ailesiyle beraber Cumartesi Pazarı’na giden D.E.’nin “hırsız olduğu” şüphesiyle sivil polis ekibi tarafından gözaltına alındığı; D.E.’nin polis otosunun içinde ve Osmaniye Karakolu’nda dövüldüğü 8 Nisan 2010’da öğrenildi. D.E. kimlik kontrolünün ardından polis memurlarının kendisinden özür dilediklerini ve “Roman’a benzediği” gerekçesiyle gözaltına alındığını söylediklerini ifade etti. Kolunda, bacağında ve sırtında darp izine rastlanan D.E., polis memurları hakkında suç duyurusunda bulundu

(04/044) Mahkûm Olan Eski Milletvekili…

Diyarbakır’da 22 Eylül 2008’de düzenlenen Demokratik Toplum Kongresi’nin sonuç bildirgesinde ve 1 Kasım–3 Kasım 2008 tarihleri arasında yine Diyarbakır’da düzenlenen oturma eyleminde yaptığı konuşmalar nedeniyle hakkında dava açılan kapatılan Demokrasi Partisi’nin (DEP) eski milletvekili Leyla Zana, Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 8 Nisan 2010’da görülen karar duruşmasında “yasadışı örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla Terörle Mücadele Yasası’nın (TMY) 7/2. maddesi uyarınca üç yıl hapis cezasına mahkûm edildi

(04/045) Yargılanan Yazı İşleri Müdürü…

Azadiya Welat Gazetesi’nin 23 Ocak ve 24 Ocak 2010’da yayımlanan nüshalarında çıkan haberler nedeniyle hakkında; haberlerde “yasadışı örgüt propagandası yapıldığı” gerekçesiyle dava açılan Azadiya Welat Gazetesi’nin Yazı İşleri Müdürü Mehdi Tanrıkulu’nun yargılanmasına devam edildi. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada Mehdi Tanrıkulu savunmasını Kürtçe yapmak istedi. Mahkeme başkanının savunmanın Türkçe yapılmasını istemesine itiraz eden Mehdi Tanrıkulu’nun tutuklanmasına karar veren mahkeme heyeti duruşmayı 20 Mayıs 2010’a erteledi

 


(04/028) Güneydoğu’da Operasyonlar, Saldırılar…

Hakkâri’nin Çukurca İlçesi’ne bağlı Narlı Köyü yakınlarında yapımı süren baraj şantiyesine Hêzên Parastina Gel - Halk Savunma Güçleri (HPG) militanları tarafından düzenlenen silahlı saldırıda Süleyman Atak ve Süleyman Durdu adlı geçici köy korucuları yaralandı

(04/029) Ergani’de Patlama…

Diyarbakır’ın Ergani İlçesi’nde 5 Nisan 2010’da çöpte buldukları askeri malzemenin patlaması sonucu Mehmet Ali Gülşen (16) ile Mustafa Yıldız (13) yaralandı. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne getirilen yaralı çocukların hayati tehlikesinin olmadığı öğrenildi


(04/030) Cezaevinde İntihar İddiası…

Kırıklar (İzmir) 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Mehmet Kılınç’ın (36) 3 Nisan 2010’da intihar ettiği gerekçesiyle Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı 6 Nisan 2010’da öğrenildi. Konuyla ilgili açıklama yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Başkanı Avukat Nezahat Paşa Bayraktar, yoğun bakımda tutulan Mehmet Kılınç’ın sırtında ve bacaklarında darp izleri bulunduğunu bu durumun intihar girişimi iddialarını zayıflattığını belirtti

(04/031) Kadına Yönelik Şiddet ve Jandarma Karakolunda İşkence…

Kars’ın Çığırgan Köyü’nde eşiyle tartışan Y.A.’nın (40) burnunun “aile meclisi”nin aldığı karar doğrultusunda eşi M.A. (43) ve eşinin ağabeyi R.A. tarafından kesildiği 5 Nisan 2010’da öğrenildi. Şikayetçi olmak için Kümbetli Köyü Jandarma Karakolu’na giden Y.A., şikâyetçi olmaması için Jandarma Uzman Çavuş K.T. tarafından dövüldüğünü ve tehdit edildiğini söyledi. Kars Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan Y.A..’nın K.T.’den de şikâyetçi olduğu ifade edildi

(04/032) Gözaltında İşkence ve Kötü Muamele…

Şanlıurfa’nın Birecik İlçesi’nde 3 Nisan 2010’da iki aile arasında çıkan kavga nedeniyle gözaltına alınan İbrahim Demir, tutuklanması talebiyle çıkarıldığı mahkemede gözaltına alındığında gözlerinin bağlandığını ve dört polis memurunun kendisini dövdüğünü ileri sürdü. Mahkemede serbest bırakılan İbrahim Demir’in ağrılarının azalmaması üzerine gittiği Nizip Devlet Hastanesi’nde yapılan muayeneler sonucu İbrahim Demir’in kafasında çatlak oluştuğu öğrenildi. Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi’nde tedavisi süren İbrahim Demir’in ailesi suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti

(04/033) Mahkûm Olan Parti Yöneticisi…

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) İzmir İl Örgütü Eşbaşkanı Mukaddes Kubilay’ın, Doğubayazıt Belediye Başkanı olduğu dönemde 20 Ekim 2008’de düzenlenen basın açıklamasına katılarak “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet ettiği” gerekçesiyle hakkında açılan davanın 28 Ocak 2010’da Doğubayazıt 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında bir yıl üç ay hapis cezasına mahkûm edildiği 5 Nisan 2010’da öğrenildi (Gündem, 5 Nisan).

(04/034) Yayını Durdurulan Dergi…

Emperyalizme ve Oligarşiye Karşı Yürüyüş Dergisi’nin 4 Nisan 2010 tarihli 22. sayısında yer alan haberlerde “yasadışı örgüt propagandası yapıldığı” gerekçesiyle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi 5 Nisan 2010’da derginin yayınının bir ay süreyle durdurulmasına ve 22. sayısına el konulmasına karar verdi

 


3-5 Nisan 2010 Günlük İnsan Hakları Raporu

(04/020) Cizre’de Meydana Gelen Faili Meçhul Cinayetlerle İlgili JİTEM Davası…

1993–1995 yıllarında Şırnak’ın Cizre İlçesi’nde, Cizre Jandarma İlçe Komutanı Cemal Temizöz’ün görev yaptığı dönemde işlenen 20 faili meçhul cinayetle ilgili olarak açılan 7 sanıklı Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele (JİTEM) Davası’na 2 Nisan 2010’da Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

Duruşmada tanık olarak dinlenen Nuri Düdük, kardeşi Abdulhamit Düdük’ün öldürülme talimatını Cemal Temizöz’ün verdiğini söyledi.

Nuri Düdük, kardeşini 6 Temmuz 1994’te öldürenlerin ise Abdulhakim Güven ve yanındaki iki kişi olduğunu ileri sürerek kardeşinin öldürülme olayını araştırmak için görüştüğü Cemal Temizöz’ün “sen başımıza bela olacaksın, burayı terk et. Kardeşinin başına ne geldiyse senin de başına o gelecek” şeklinde tehdit ettiğini belirtti.

Kardeşi öldürülen Abdülrezzak Binzet ise tutuklu sanıklardan Kamil Atağ’a dönerek kardeşinin neden öldürüldüğünü sordu ve “bunu açıklamazsan yüzyıl da geçse seni öldürürüm” tehdidinde bulundu. Bu sözler üzerine Kamil Atağ’ın yakınları tanık Abdülrezzak Binzet’e saldırdı, araya giren polis memurları Kmail Atağ’ın bir yakınını gözaltına aldı.

Mahkeme heyeti sanık avukatlarının talebini kabul ederek dosyanın “usul açısından” Askeri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine ve sanıkların tutukluluk halinin devam etmesine karar vererek bir sonraki duruşmayı Mehmet Nuri Binzet’in dinlenmesi için 7 Mayıs
2010’a erteledi
(04/021) Adana’da Faili Meçhul Cinayet…

Gazete dağıtımı yapmak için 3 Nisan 2010’da evinden ayrılan ve kendisinden haber alınamayan Azadiya Welat Gazetesi’nin Adana Temsilciliği çalışanı Metin Alataş, 4 Nisan 2010’da Hadırlı Mahllesi’ndeki bir bahçede portakal ağacına asılmış halde bulundu. Sürekli takip edildiğini belirten ve bir süre önce Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) il binası önünde sivil bir araçtan inen üç kişi tarafından darp edilen Metin Alataş Adana Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmuştu

 (04/022) Eruh’ta Patlama…

Siirt’in Eruh İlçesi’ne bağlı Bilgili Köyü’nde 3 Nisan 2010’da tarlada oynayan Kader Zilan Baytekin (10) ile Hacer Baytekin’in (14) buldukları cismin patlaması sonucu iki çocuk yaralandı. Ağır yaralanan Hacer Baytekin’in ameliyata alındığı öğrenildi

(04/023) Çaldıran’da Yargısız İnfaz…

Van’ın Çaldıran İlçesi’ne bağlı Xecîxatun (Hangedik) Köyü’nün İran sınırı yakınlarında 31 Mart 2010’da Mehmet Nuri Tançoban (14) ölü bulunmuştu.

Baba Sefer Tançoban ise, akaryakıt getirmek için İran sınırına giden ve sınır yakınlarında karşılaştığı Hendek Jandarma Karakolu’nda görevli askerlerin, oğluna ve yanındaki üç kişiye ateş ettiğini ve yaralanan oğlunun taş ve sopalarla öldürüldüğünü ileri sürmüştü.

Konuya ilişkin 2 Nisan 2010’da yazılı açıklama yapan Van İl Jandarma Komutanlığı Mehmet Nuri Tançoban’ın atını jandarma ekibinin üzerine sürdüğü gerekçesiyle jandarma ekibi tarafından öldürüldüğünü ifade ederek olayı doğruladı.

Yapılan otopside ise Mehmet Nuri Tançoban’ın ölümünü ateşli silan nedeniyle olduğu ve vücudunda darp izine rastlanmadığı belirtildi

(04/024) Kolluk Kuvvetlerinin Aşırı Güç Kullanımı Sonucu Meydana Gelen İhlaller…

İzmir’in Bornova İlçesi’nde 2 Nisan 2010’da eve dönmeyen arkadaşlarını merak ederek dışarı çıkan, İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Mesut Tufan, sokakta bulunan sivil polis memurlarınca darp edilerek gözaltına alındı. İHD yöneticisi olduğunu söyleyen Mesut Tufan, bunun üzerine daha çok dövüldüğünü, saçlarından tutularak kafasının demire vurulduğunu ifade etti.

Yakalama emri olduğu gerekçesiyle polis ekiplerinin darp ederek gözaltına aldığı 10 kişiden Mesut Tufan’ın da içinde bulunduğu dört kişi, “yanlışlıkla” gözaltına alındıkları belirtilerek 3 Nisan 2010’da serbest bırakıldı.

Başına aldığı darbeler nedeniyle gece boyunca kusan Mesut Tufan, durumunun kötüleşmesi üzerine hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Öte yandan Mesut Tufan’ın sorgulanması sırasında İHD çalışmalarının suçlama olarak yöneltildiği ve raporları kimin hazırladığı, bilgilerin nereden alındığı, kurumun işleyişi ile ilgili sorgulandığı ve Mesut Tufan’ın ajanlık yapmasının istendiği bildirildi.

İHD İzmir Şubesi Başkanı Nezahat Paşa Bayraktar, gözaltına alınıp bırakılan dört kişiyle ilgili polis memurlarının bireysel kusurunun bulunduğunu, bu kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi

(04/025) Lisede Şiddet…

Eskişehir’de 31 Mart 2010’da Cumhuriyet Lisesi öğrencileri S.A.B. (17) ile N.F. (16), kütüphanesi olmayan bir okula kitap toplamak için girdikleri sınıftan çıkarken kapının hızlı kapanması nedeniyle tarih öğretmeni B.Ç.’nin kendilerine tekme ile vurduğunu öne sürerek İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şubesi’ne gidip B.Ç.’den şikâyetçi oldu. Öğrencilerden N.F., 20 gün önce apandisit ameliyatı olduğunu ve B.Ç.’nin ameliyat olduğu bölgeye vurduğunu ileri sürdü

(04/026) Engellenen İşçi Eylemi…

İşten çıkarmalara ve özelleştirmelere karşı 78 gün boyunca Ankara’daki Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Merkezi önünde kurdukları çadırlarda eylem yapan ve Danıştay’ın, Hükümet’in işçilere verdiği bir ay sürede statü değiştirmeyle ilgili şartını iptal etmesi üzerine eylemlerine son veren TEKEL işçileri 2 Nisan 2010’da da Ankara’daki eylemlerine devam etti.

Türk-İş Genel Merkezi’ne ulaşmak isteyen işçilere izin vermeyen polis ekipleri işçilere yine biber gazı ve basınçlı suyla müdahale etti.

Çıkan olaylar üzerine bir açıklama yapan Türkiye Müskirat Tütün ve Yardımcı İşçi Sendikası (Tek-Gıda İş) Genel Başkanı Mustafa Türkel, Ağustos ayına kadar gerekli düzenlemenin yapılmaması ve yargı sürecinin sonuçlanmaması halinde Ağustos ayında işçilerin, eşleriyle ve çocuklarıyla dönmemek üzere Ankara’ya geleceklerini söyledi. Açıklamanın ardından grubun dağılmasını isteyen polis ekipleri işçilerin dağılmaması üzerine işçilere müdahale ederek 15 kişiyi gözaltına aldı

 (04/027) Gözaltına Alınanlar, Tutuklananlar…

İstanbul’un Esenyurt İlçesi’nde 19 Kasım 2009’da polis ekibinin açtığı ateş sonucu öldürülen Alaattin Karadağ ile ilgili eylemlere katıldıkları gerekçesiyle, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla 31 Mart 2010’da Ankara, İzmir, Samsun ve Bursa’da gözaltına alınan Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu (BDSP) üyesi 20 kişiden Onur İnce, Hızlan Erpak, Özgür Karagöl, Can Kızıltan, Emre Azapçı 3 Nisan 2010’da tutuklandı (kizilbayrak.net, 3 Nisan).

Kars’ta Kafkas Üniversitesi Öğrenci Derneği (KAÜ-ÖDER) üyesi E.B. , M.O. ve S.D. “yasadışı örgüt propagandası yaptıkları” iddiasıyla 3 Nisan 2010’da tutuklandı



Günlük Hak İhlalleri Raporu
 
  

 
BARANSAV VİDEOLAR
 
 
Selami Atalay, ömürboyu felçli- İZMİR - Uluslararsı Baran Tursun Vakfında
 
 
Enes Ata'nın babası DİYARBAKIR - Uluslararası Baran Tursun Vakfında
 
 
A.Rahman sözen'in annesi-İZMİR Uluslararası Baran Tursun Vakfında
 

A.Rahman Sözen-İzmir


 
Ahmet Çakır'ın ağbisi-İZMİR Uluslararası Baran Tursun Vakfında
 

Ahmet Çakır-İzmir


 
Mehmet Tursun Halk tv'de
 

Mehmet Tursun-Baransav


 
Aydın Erdem'in ağbisi - DİYARBAKIR Uluslararası Baran Tursun Vakfında
 
 
Tuncay Cüzdan'ın babası-ANTAKYA Uluslararası Baran Tursun Vakfında
 

Tuncay Cüzdan-Antakya


 
Aytekin Arnavutoğlu -İSTANBUL- Uluslararası Baran Tursun Vakfında
  Aytekin Arnavutoğlu-İst
 
Çağdaş Gemik'in babası-Antalya Uluslararası Baran Tursun Vakfında
 

Çağdaş Gemik - Antalya


 
Feyzullah Ete'nin ağbisi-İSTANBUL Uluslararası Baran Tursun Vakfında
  Feyzullah Ete-İstanbul
 
Soner Cankal'ın babası-ANKARA- Uluslararası Baran Tursun Vakfında
    Soner Cankal-Ankara
 
Çağdaş Gemik'in kuzeni -ANTALYA Uluslararası Baran Tursun Vakfında
   Çağdaş Gemik Antalya
 
Yasin Kırbaş'ın babası - İSTANBUL Uluslararası Baran Tursun Vakfında
 

Yasin Kırbaş-iST


 
Emrah Gezer'in babası-ANKARA Uluslararası Baran Tursun Vakfıında
 

Emrah Gezer-Ankara


 
Didim'de öldürülen Ali Demir'in babası Mehmet Demir, Mehmet Tursun'la görüştü
 
 
Amed Yıldırım Adana'da sakat bırakıldı. Babası, Baransav Kurucusu Mehmet Tursun'la görüştü